Herkese selam ;

Öncelikle; ”MERHABA” yazısına göstermiş olduğunuz harika ilgi için teşekkür ederim.

İkinci yazı için Instagram hikayede en çok talep edilen konu; hayatımızın olmazsa olmazları ”Fotoğraf Düzenleme Programları” oldu.

Kimisi için ” gerçeği saptırma,var olmayanı varmış gibi gösterme” olarak yorumlansa da; hayatın içinde ki varlığını artık kabul etmiş durumdayız.Benim de bir fotoğrafçı olarak aldığım ilk 3 sorudan bir tanesi de bu soru : ”Hangi programla yaptın? ”

      

Kullanılan renkler,ışık tonlamaları,kontrast ayarları,gölge oyunları vb birçok element; kişinin kendi zevki ile ortaya çıkıyor.Bazen; bir fotoğrafı o an ki ruh halinize göre bile işleyebilirsiniz.

Instagram’da bu aralar sıkça rastladığımız ”Galeri Rengi-Galeri Düzeni” terimleri de insanları tek bir renk skalasına bağlı kalmaya zorluyor.Bütünlük için evet olmalı ama bütün bir galerinin uzun soluklu aynı renkte kalması; zaman içerisinde takip eden kitleyi sıkabiliyor.

Ne Yapmalı ?

Ben; tabii ki fotoğrafçı olmam nedeniyle; tek bir renk skalasına bağlı kalmak durumunda değilim ve bu zorunlu kalmama durumunu da; birçok rengi profilimde ki fotoğraflarda kullanarak avantaja çevirebiliyorum.

Ağırlıklı olarak canlı modellerle (insanlarla) çalıştığım için; bazı programları etkili ve ”TADINDA” kullanmak durumundayım.Öncelikli amacım; fotoğrafı çektiğim anda doğru ışığı,doğru açıyı bulmak ve o kareyi çok fazla edit işlemine maruz bırakmamak.İkinci amacım ise; renkleri doğru sırada doğru karede buluşturabilmek.

Karmaşık renkleri bir arada tek kareye sığdırmak; hem o fotoğrafın işlenmesini zorlaştıracak hem de izleyiciyi yoracaktır.Böyle bir karenin; hangi programı kullanırsanız kullanın,etki bırakması gayet de zor olacaktır.

Hangi Programlar ?

Ben; fotoğraf düzenlemelerimi masaüstü bilgisayarda yaptığım için,ağırlıklı olarak ”Lightroom” ve ”Photoshop” programlarını kullanıyorum.Photoshop programının RAW Penceresi* nde ve Lightroom’da hemen hemen aynı işlemler yapılabiliyor olsa da; eskiden kalma bir alışkanlıktan ötürü ışık,kontrast,gölge vb. temel öğeleri ”Lightroom” da düzenliyorum.

İstediğim sonucu aldıktan sonra; fotoğrafta ki gereksiz gürültülerin (kumlanma,rahatsız edici bir nesne,insan vb.) ortadan kaldırılması için de ”Photoshop” programını kullanıyorum.Bu programları ”olmayanı varmış gibi göstermek” için değil; var olan güzelliği daha da ön plana çıkartmak için tercih ediyorum.

Bütün ciltlerin seramik,dişlerin porselen,burunların hokka gibi olduğu fotoğraflar bana çok da samimi gelmiyor maalesef.Bunu tercih edenlere tabii ki saygım var ama bir fotoğrafçı olarak gözüme yapay görünüyor.Fotoğrafını çektiğim kişiyi doğal haliyle izleyici karşısına çıkartmayı daha samimi buluyorum ( tabii ki tamamen tercih meselesi).

*RAW Penceresi : Photoshop programının ”ışık,kontrast,gölge,dolgunluk,renk” ayarlarının yapıldığı bölüm.

 

Renkler ve Filtreler

Her iki programın (Lightroom-Photoshop) içerisinde de; siz programları indirdikten sonra otomatik olarak yüklenen aksiyonlar (ACTIONS) var.Bu aksiyonların birçoğunu; Instagram programının fotoğraf düzenleme sekmesinde ki ”Filtreler” kısmında da görebilirsiniz.Çoğunlukla aynı…

Ben bu aksiyonları kullanmak yerine; kendi renklerimi yaratma taraftarıyım.

Yazının başında da belirttiğim gibi; o an ki ruh haliniz bile işlediğiniz fotoğrafın renk hikayesini değiştirebilir.Bundan dolayı naçizane tavsiyem; filtrelere ve kalıplara bağlı kalmadan,özgür ruhunuzla hareket etmeniz olacaktır.İlk başlarda bu sıkıcı gelebilir ama o renkleri o ışık oyunlarını yakalayıp da; keşfettikten sonra herşey çok daha otomatik çok daha güzel olacaktır.

 

   

 

Bundan ötürü ”Hangi filtreyi kullanıyorsunuz?” diye soran arkadaşlarıma toplu cevap olarak ”Ruh halim neyi yansıtmak istiyorsa; öyle hareket ediyorum” diyebilirim.

Aslına bakarsanız; kendinizi ille de Photoshop ve türevleri olan programları kullanmaya da zorlamayın.Ufak renk dokunuşları için,fotoğrafı hareketlendirmek için evet ama bazen bazı kareler doğal halleriyle çok daha güzellerdir.

 

Umarım; gelen soruların büyük bir çoğunluğuna sağlıklı cevaplar verebilmişimdir.

Aklınıza takılan şeyler olursa bana her zaman ulaşabilirsiniz (mail,instagram,whatsapp vs..)

Yazının altına da değerli yorumlarınızı bırakmayı unutmayın 🙂

 

Sevgiler

Mert